BİR HAFTA SONU KAÇAMAĞI ; VAN

BİR @iremrgin HİKAYESİ

BİR HAFTA SONU KAÇAMAĞI ; VAN

Gezilecek yerler söz konusu olduğunda yeni yeni ismini duyduğumuz bir şehirden bahsedeceğim sizlere. Kış ayları için güzel bir rota tercihi olabileceğini düşündüğüm bu güzide il Van. 😊

Daha önce Van hakkında bilgisi olmayan pek çok insan gibi ben de biraz tereddütlüydüm, gittiğimde hayal kırıklığı yaşamaktan korkuyordum. Fakat en sonunda önyargılarımı bir kenara bırakıp yola koyuldum. Bir hafta sonu kaçamağı olarak planladığım Van gezimi en başından aktarmak isterim.

Bulunduğunuz yerde hava ne kadar güzel olursa olsun gideceğiniz yeri de göz önünde bulundurmalısınız. Yanıma aldığım kıyafetler her ne kadar kalın olsa da hava şartlarından dolayı uçağımın 5 saat rötar yapabileceği hiç aklıma gelmezdi. İstanbul’dan Van’a olan Sabah 9.00 da kalkacak uçağım hava şartlarından dolayı ancak 1 de kalkabildi. Daha Van’a inmeden uçakta soğuğu hissetmeye başlamıştım. Bu yolculuğun en keyifli uçak yolculuklarımdan biri olacağı da hiç aklıma gelmemişti. Henüz inmeden camdan izlediğim bembeyaz manzara beni büyülemeye yetmişti. 3. denemeden sonra inen uçak bana kalkmak kadar inmenin de zor olduğunu gösterdi. Sonunda 6 saat gecikmeli de olsa havaalanına inmiş ve sırt çantamı almıştım. Dışarı adımımı atar atmaz şoka uğramıştım. Yüzüme böylesi vuran bi soğuğu ilk defa hissediyordum ve iliklerime kadar üşümüştüm. Orada çok beklemeden beni almaya gelen tanıdıklarımın arabasına bindim. Hala soğuk ve kar karşısında şaşkınlığım devam ediyordu. 😊 Gerçekten bu havada gezebilecek miydim bu da aklımı kurcalayan bir başka soruydu. İlk önce sıcak bir yerlerde yemek yedik ve bana ilk nereye gitmek istediğimi sordular. Tabiiki de cevabım Ahtamar Adası oldu. 😊

AHTAMAR ADASI

Ahtamar Adası’na gidiş vapurlarla gerçekleşiyor ve karlı havalarda vapur seferi yokmuş. Yine de şansımızı denemek için tekne kalkan yerlere gittik. Bir kaç denemeden sonra Gevaş’ta kalkan bir tekne bulduk. Nasıl sevindiğimi anlatmama gerek yok sanırım.😊 Ahtamar Adası’ndan bahsetmek gerekirse, Bitlis ve Van illerinin arasında kalan Van gölünün ortasında, içinde bir kilisesi hakkında da bir efsanesi bulunan ada.

EFSANESİ

Efsanelere bayılan bir insan olarak size de ufakça bahsetmek isterim. 😊 Zamanında güçlü bir keşişin güzeller güzeli Tamara adında bir kızı vardır. Adanın etrafındaki köylerden birinde yaşayan bir çobanla Tamara birbirlerine aşık olurlar. Genç her akşam Tamarayı görmek için adaya yüzer, Tamara da ona nerede olduğunu bildirmek için bir fener yakar ve bekler. Keşiş baba bu durumu öğrenir ve bu aşka karşı çıkar. Fırtınalı bir akşamda kötü kalpli baba eline feneri alır ve sürekli yer değiştirir. Yüzmekten yorulan genç çoban en son sonunda boğulur, boğulmadan önceki son sözleri ise ”ah Tamara” olur. Bunu duyan Tamara sevdiğinin öldüğünü anlar ve kendisini gölün sularına bırakır. O günden sonra gölün ismi Ahtamara olarak anılır. Zamanla evrilerek Akdamar olmuştur.

AKDAMAR KİLİSESİ

Muhteşem doğasının, manzarasının yanında birde tarihi dokusunun olması buraya ayrı bir güzellik katıyor. İlk yapıldığında saray kilisesi olan yapı daha sonra manastır kilisesine dönüştürülmüş. Günümüzde anıt müze olarak hizmet veriyor. Kilisenin hem konumu hem de mimari dokusu döneminde yaşayanların ne kadar şanslı olduklarının kanıtı. Ben kilisenin hem içini hem de labirente benzeyen avlusunu çok beğendim.

Van gezimin ilk gününü burada geçirdikten sonra akşam dinlenip yarın için enerji topladım. Van’daki 2.günümün sabahına tabii ki meşhur Van kahvaltısı ile başladım. Birbirinden güzel lezzetleri tattıktan sonra yola koyulduk. Bu sefer ilk durağımız Muradiye şelalesi oldu.

MURADİYE ŞELALESİ

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Muradiye şelalesi, 20 metre yükseklikten, görkemli ve coşkulu akan suyuyla beni etkilemeyi başardı. Aslında bu aylarda şelalenin donması gerekiyormuş. Neyseki ben gittiğimde henüz donmamıştı. Şelalenin güzelliğinin yanısıra çevresindeki bitki örtüsü de burayı özel kılan diğer özelliklerden. Ayrıca buraya yaklaşık 1 km uzaklıkta herkesin beğenisini kazanan Şeytan Köprüsü bulunuyor. Ben bu bilgiyi Van gezimden sonra öğrendiğim için Şeytan Köprüsü’ne gidemedim fakat yolunuz Van’a düşerse mutlaka görmeniz gereken yerlerden.

ERCİŞ SAHİLİ

Van’ın beklentilerimin çok üstünde olmasının sebeplerinden biri de bu sahil olsa gerek. Çok da üzerine konuşmaya gerek yok, fotoğrafı buraya bırakıyorum, anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz demek istiyorum. 🙂

HALİME HATUN KÜMBETİ

Yaklaşık 700 yıllık bir geçmişi olan Halime Hatun Kümbeti Selçuklu döneminden bugünlere ulaşmıştır. Kümbet,Melik İzzeddin tarafından 1335 tarihinde, kızı Halime Hatun için yaptırılmıştır. Osmanlı dönemi öncesi Türk mimarisinin , süslemelerinin örneklerini görebileceğimiz Kümbet, iki katlı inşa edilmiş. Onikigen şeklinde yapılan kümbetin üzerinde piramit tarzında külahı vardır. Beni derinden etkileyen bu tarihi dokunun yanına yurt yapılması benim gibi bir çok kişi tarafından da eleştirilmiştir.

BALIK BENDİ

İnci kefali balık türünün sadece Van Gölü’nde yaşadığını biliyor muydunuz? Bilmiyorsanız da ben söylemiş olayım. Balıklar yumurtlamak için sodalı suyu olan Van Gölü’nden, tatlı suyu olan akarsuya geçerler, işte tam da burası balık bendidir. Ben gittiğimde her ne kadar su donmak üzere olsa da söylenenlere göre balıkların yumurtlama aylarında giderseniz burada balıkların hareketlerine şahit olabilirsiniz.

2.Günümü de bu şekilde sonlandırarak Van’dan gönülsüzce ayrılıyorum. Gezilecek daha onca yeri olduğunu da belirtmeden geçmek istemem. Burayı bu kadar seveceğimi düşünmezdim. İmkanı olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer olarak gördüğüm Van’a yaz aylarında bir kez daha gitmeyi planlıyorum. Umarım siz de gelecek rotalarınıza Van’ı eklersiniz. 🙂

1 YORUM

  1. Merhaba irem hanım sizi çok beğeniyorum hayranınızım😍hep bir yerlerden tanıyor gibiyim😉takipteyim sayenizde ülkemizin ne kadar güzel yerleri olduğunu farkediyorum☺️Balkan turları yapmak dileğiyle 😉sevgiler ❣️

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here