GÖKÇEADA KAMP GÜNLÜĞÜ

0
375
BİR @tatlisukampcisi HİKAYESİ

GÖKÇEADA KAMP GÜNLÜĞÜ

Öncelikle daha el değmemiş doğa güzellikleri ve sakinlik seviyorsanız aradığınız ada burası. Hele ki kamp için Uğurlu koyu, sizi hem deniz hem gölgelik bir orman serinliğiyle sizi karşılıyor. Kafanızı dinlemek için hemen rotanıza eklemenizi şiddetle öneririm. 😊

Peki buraya nasıl gidilir?

Gökçeada’ya geçmek için öncelikle Eceabat-Gelibolu arasında bulunan Kabatepe limanına varmalısınız.Biz genelde otostop kullandık ancak oraya giden otobüsler de mevcut. Kabatepe limanı sandığınız gibi merkezi bir köy limanı değil sadece gemi limanı onu hayal ederek gitmelisiniz. Eğer Çanakkale istikametinden aracınızla geliyorsanız, Eceabat feribotuna ücret veriyorsunuz ve Gökçeada feribotunda ücretsiz aktarma yapıyorsunuz bilginiz olsun biz bu konuda biraz şaşkınlık yaşamıştık. 😊 Yolculuk biraz uzun, hava şartlarına bağlı olarak 1-1,5 saati aşabiliyor. Adaya vardığınızda ise yine sizi sadece liman karşılıyor (Kuzu Limanı). Merkeze gitmek için aracınız yoksa yine dolmuşlar mevcut. Bu adanın her köşesini gezmeyi düşünüyorum diyorsanız araçla gelmenizi tavsiye ederim.

Biz öncelikle evimizi kurmak için direk Uğurlu’ya ulaşmayı tercih ettik. Çadırınızı dilediğiniz ağaç altına kurarak denize 100 metre mesafeden girebiliyorsunuz. Burası adanın en uç bölgesi, iki mesafe arası yaklaşık 24 km. Uğurlu plajı alabildiğine uzun, arkası ormanlık ve sezonda tesis ve tuvaletlerinde bulunduğu harika bir ortam. Zaten hemen dibindeki Gizli koy Türkiye’nin en batı ucu olarak geçiyor ve gün batımı sizi kendine hayran bırakıyor. Uğurlu plajı taşlık bir alan, gizli koy daha az taşlı ancak illa kum olsun istiyorsanız güney kıyılarındaki koylara rotanızı çevirebilirsiniz, Aydıncık plajı, Laz koyu, Kuzu Limanı sahili gibi.

Ada turu yapmak için yola çıktığınızda yol üzerinde sizi adanın muhteşem manzarasıyla barajı, Dereköy (eski yıkık evlerin bulunduğu Rum köyü), daha turistik olan bir diğer köy Zeytinli karşılıyor. Rotanızı kuzeyden veya güneyden hesaplayarak ada turunu tercih etmek size kalmış. Biz Laz koyu-Dereköy-Zeytinli ve Kaleköy’ü gezme imkanı bulabildik. Ancak ada bununla sınırlı değil tabiki. Aydıncık-Kefaloz plajı,Yıldız koyu, Tepeköy, Kuzu Limanı, Marmaros plajı, Eski Bademli ve Yeni Bademli köyleri bunlardan bazıları. Marmaros şelalesini görmeye değer bulduk ve o yola saptık ancak yol çok bozuk olduğu için devam edemeyip geri dönmek zorunda kaldık. Zaten şelaleye kadar aracınızla değil bir noktadan sonra kısa bir yürüyüşle varabiliyormuşsunuz.

Adada dibek kahvesi meşhur, biz bu tercihimizi Kaleköy’de bulunan Mustafa’nın Kayfesi’nde eşsiz bir manzarayla kullandık. Ancak Zeytinli Köy’de de tavsiye ediliyor. Kaleköy sahilinde Kraliçe Valentina yolunu kullanarak eşsiz manzaralar eşliğinde kısa bir yürüyüş yaparak, Mustafa’nın Kayfesi’nde mola verip sonra kaleye yine keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Parçalı sütun yıkıntılarından oluşan bu tepenin manzarası da görülmeye değer. Karşıda Samothraki türkçe adı Semadirek Adası sizi selamlıyor. Ve bence gün batımı buradan daha keyifli seyredilebilir. Kaleköy ise turistik açıdan bizce en gelişmiş köydü.

Ada merkezi çok gelişmiş durumda. Bozcaada’ya kıyasla her türlü imkan mevcut. Zincir marketlerden tutun da bankaya kadar. Biz ufak bir Kent müzesi turu bile yaptık ancak illaki görün diyemem.😊 Genelde verilen bir diğer tavsiye ise esen rüzgara göre plaj seçmek. Bu konuda araştırarak gitmenizde fayda var. Bademli kurabiyesinden de yemeyi unutmayın derim.😊

Benim gibi yaş geçti diye düşünmeden yola çıkmak için tüm şartlarınızı oluşturmak sizin elinizde, bahaneleri bırakıp harekete geçerseniz yollarda ve doğada aradığınız tüm cevapları bulabilirsiniz. Merak ettikleriniz ve cesaretiniz için elimden geleni yapmaya hazırım; bana sosyal medya hesaplarımdan ulaşabilirsiniz.

İnstagram: @tatlisukampcisi

Twitter: @tatlisukampcisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here